Archive for Mayıs, 2013

Sistemsel Kan Davaları

Sistemsel sorunları halklar arası kan davasına çeviren ve halâ halkının ”devlet kutsaldır” mantığını kullanarak masumiyet maskesi ardına gizlenmiş sistemin yürütme kurulu, bu tür halklar arası çatışmalardan nemalanarak varlığını güçlendirirken tebaası olarak nitelendirdiği halk kitlelerinin kin ve nefret söylemleri ile birbirlerine saldırmaları ne kadar acı bir durum. Çünkü mevcut durumun temelinin aslında bir düşman yaratmaya endeksli olduğu ve asıl düşman edilmesi gerekenin sistemin ta kendisi olduğu gerçeği, toplumun değer silsilesi içerisindeki hiyerarşiye takılıp kalmaktadır.

Sistem hayatımıza o kadar dâhil olmuştur ki kendimizden bir parça gibidir. Bu nedenle de var olan her durumda onu göz ardı ederiz. Çünkü kimse kendi parçasını kesip atamaz ki zaten kapitalist düzende elimizde bulunan, bizim olan her şey bizi ve başkalarını mutsuz etse bile yok edilmemelidir. Kazanmanın ulvileştiği bu düzene göre kaybeden olmak doğal sirkülasyon içerisinde seni yok etmeyi vicdani olarak meşrulaştıran bir dayanaktır: “Kaybeden yok olmaya mahkumdur ve bundan toplumsal olarak rahatsız olmanızı gerektirecek her hangi bir vicdani yükümlülük hissetmeyiniz” mesajı bazen belgeseller, bazen masallar, bazen de şahit olduğumuz veya yaşadığımız olaylar ile bilinçaltımıza işlenmektedir. Bunların sonucunda var edilen bu kaybetme korkusu bizlerde ”kötünün iyisi” diye saçma sapan bir düşünce meydana getirirken, insanların kendilerine olan güvenlerini de yerle yeksan etmiştir ama bu öz güvensizlik bizi hiç rahatsız etmemiştir. Çünkü sistem diye bir parçamız vardır ve bizim için her zaman en iyisini de yapsa en kötüsünü de yapsa o bir güçtür kazanılan bir parçadır ve kesip atılamaz.

İç Mihrak

Var edilen bu sistem kendini ”Vatan” kisvesi altında bizlerde bir değer haline getirerek gönüllerde ki yerini daha da sağlamlaştırmışken, her ihtimale karşın kendini koruma altına almayı da ihmal etmez. Artık hayatımızda gelişen her acıya otomatikleşmiş cevaplar verebiliriz: ”Vatan Sağolsun!”. Evet, halk tehdit altındaysa ve biz bu durum neticesinde acılar yaşıyorsak belki duruma böyle bir yaklaşım sergilenebilir ama egemenlerin savaşı ne zaman ki halklara indirgenip halklar arası kan davası haline getirildi o zaman artık ”Vatan Sağolmasın!” çünkü; bu bir vatan meselesi değil egemenlerin güç mücadelesidir ve ne yazık ki bizler de bu mücadelenin yılmaz, yıkılmaz piyonlarıyız ve bu şekilde devam ettikçe de ilelebet payidar kalacağız.

Her büyük sistem kendi varlığını devam ettirebilmek için kendi kadar güçlü olmayan ancak kendi varlığını kutsallaştıracak karşı güçler yaratır. Vel hasıl halklar olarak aramızda ki kan davası devam ededursun, bizler sistemlerin yılmaz ve yıkılmaz bekçileri olarak onları korumaya devam edelim(!) Onlar; yıkabilirler, yakabilirler, yanlışlıkla öldürebilirler mesela, hatta her şeyden münezzehtirler, ta ki kaybeden olduğumuzu anlayıncaya kadar.
Salih Ergün